Kıdem Tazminatı ve İşçilik Alacağı: Yargıtay Tavan ve Faiz Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, foto muhabirinin tüm çalışma süresini Basın İş Kanunu'na tâbi sayıp kıdem tazminatında tavan uygulanmamasını, kısmi davada faizin dava ve ıslah tarihinden başlamasını istedi.

Yayın: 5 Kasım 2026 4 dk okuma İş Hukuku
KARAR KÜNYESİKarar incelemesi
Mahkeme / Daire
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas numarası
2025/7054
Karar numarası
2025/8330
Karar tarihi
03.11.2025

Kaynak PDF henüz yüklenmemiş. Mevcutsa resmî veri tabanındaki karar metninden oluşturulan PDF açılır; bu belge resmî suret değildir.

İçindekiler

Aynı işyerinde yıllarca çalıştıysanız, kıdem tazminatınız hangi kanuna göre hesaplanır? İşyerinizde kıdem tazminatı iki ayrı sistemle ödendiyse, bu durum eksik ödeme anlamına gelebilir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 03.11.2025 tarihli kararı, bir gazetede çalışan işçinin kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacağı talepleri üzerinden bu soruları ele alıyor. Karar, bir işçilik alacağı davasında tavan uygulamasının ve faiz başlangıcının nasıl belirlendiğini gösteriyor. Not düşelim: bu dosyada iş sözleşmesi haklı nedenle fesih ile değil, emeklilik nedeniyle sona ermiştir. Karar, haklı nedenle fesih şartlarını incelemiyor.

Olay Kısaca Ne?

Davacı, 01.07.1986 ile 04.10.2011 tarihleri arasında bir gazete işyerinde çalıştığını söylüyor. İş sözleşmesi, davacının emekli olması nedeniyle sona erdi. Davacı, kıdem tazminatının eksik ödendiğini ileri sürdü. Ödemenin bir kısmının tavan uygulanan eski 1475 sayılı İş Kanunu'na, bir kısmının ise tavan uygulanmayan 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'a göre yapıldığını belirtti. Bunun yanında fazla çalışma ücreti, fazla çalışmanın %5 fazlası, gece primi ve yıllık izin ücreti de istedi.

İşveren ise şunları savundu:

  • Davacı 1986-1996 arasında fotoğraf laboratuvarında (karanlık oda) teknisyen olarak çalışmıştır. Bu dönemde "fikir işçisi" olmadığından 5953 sayılı Kanun'a tâbi değildir.
  • 1996'dan itibaren foto muhabiri olarak çalışmıştır.
  • Yıllık izinler kullanılmış, fazla çalışmalar ödenmiştir.
  • Alacaklar zamanaşımına uğramıştır.

İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etti. Bakiye kıdem tazminatına ve günde 1,5 saatlik fazla çalışmaya hükmetti. Fazla çalışmanın %5 fazlası talebini Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararını gözeterek reddetti. İspatlanamayan gece primini ve kullanıldığı anlaşılan yıllık izin talebini de reddetti. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının ilk yıllarında (01.07.1986-21.08.1990) eski İş Kanunu'na tâbi olduğunu kabul ederek istinaf başvurularını reddetti. Taraflar kararı temyiz etti.

Kararın Ana Noktaları

  • Tüm çalışma süresi aynı kanuna tâbi: Yargıtay, davacının 1986'daki ilk işe başlama gününden itibaren tüm çalışma süresi boyunca 5953 sayılı Kanun'a tâbi olduğunu kabul etti.
  • Karanlık oda teknisyenliği: Davacının ilk yıllardaki işi, çekilen fotoğrafların habere hazırlanmasıydı. Yargıtay'a göre bu iş de fikir ve sanat işi sayıldı.
  • Tavan uygulanmaması: Kıdem tazminatı tavan uygulaması olmadan, son ücret üzerinden hesaplanmalıdır. İşverenin fesih sonrası yaptığı ödeme düşülecek, kalan kısım (bakiye) hüküm altına alınacaktır.
  • Faiz başlangıcı: 5953 sayılı Kanun'da kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren faiz ödeneceğine dair bir düzenleme yok. Dava kısmi dava olarak açıldığından faiz, dava ve ıslah tarihlerinden itibaren yasal faiz olmalıdır. Fesih tarihinden faiz yürütülmesi ikinci bozma nedeni oldu.
  • Sonuç: Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf başvurusunu reddeden kararını ortadan kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını bozdu. Karar oy birliğiyle verildi.

Yargıtay Tam Olarak Neyi İnceledi?

Yargıtay, uyuşmazlığı şu başlıklar altında topladı: davacının tüm süre boyunca 5953 sayılı Kanun'a tâbi olup olmadığı, dava türü, zamanaşımı, kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağının hesap yöntemi, faiz türü ve faiz başlangıcı. Bunlardan kararın gerekçesinde ayrıntılı işlenen ve bozma sebebi yapılan iki konu var: kanunun kapsamı ve kıdem tazminatına işletilecek faizin başlangıcı.

Yargıtay, bu iki konu dışındaki temyiz itirazlarını "yerinde görmediğini" kısaca belirtti. Hangi itirazın neden reddedildiğini tek tek yazmadı. Bu yüzden zamanaşımı, fazla çalışma ya da yıllık izin konularında karardan ayrıntılı bir değerlendirme çıkarmak doğru olmaz. Yıllık izin için ayrı bir bozma gerekçesi de kararda yer almıyor.

Kararın bir de usul yönü var. Yargıtay "onama" demedi, "bozma" dedi. Bu, dosyanın yeniden ilk derece mahkemesine gönderildiği anlamına gelir. Mahkeme, bozma kararına uygun biçimde yeniden hesap yapacak. Karar metninde ödenecek bir tutar yazmıyor. Davacının ne kadar alacağı, yeni hesaplamadan sonra belli olacak. Kısacası bu karar davanın nihai sonucu değil, bir ara aşamadır.

Bizim Yorumumuz: Pratikte Ne Anlama Geliyor?

Aşağıdaki değerlendirmeler bizim yorumumuzdur. Karar metninde bu şekilde yazmaz ve her dosyada aynı sonuç çıkmayabilir.

Alacak talep eden işçi açısından:

  • İşin unvanı tek başına belirleyici olmayabilir. Yargıtay, karanlık oda teknisyeni unvanına rağmen işin niteliğine, yani fotoğrafların habere hazırlanmasına baktı. Kendi işinizin gerçekte ne olduğunu gösteren belgeler ve tanık anlatımları bu yüzden önem taşıyabilir.
  • Basın ve haber işyerlerinde çalışanlar için kıdem tazminatının hangi kanuna göre hesaplandığı, tavan uygulanıp uygulanmayacağı bakımından sonucu değiştirebilir.
  • Dava kısmi dava olarak açıldıysa faizin ne zaman başlayacağı da hesabı etkiler. Bu dosyada faiz fesih tarihinden değil, dava ve ıslah tarihlerinden başlatıldı. Tutarın tahmini için kıdem tazminatı hesaplama sayfasındaki genel bilgiler yol gösterebilir, ancak kendi dosyanızdaki faiz ve tavan durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
  • Her talebin ayrı ispat gerektirdiğini unutmamak gerekir. Bu dosyada gece primi ispatlanamadığı için reddedildi, yıllık izinlerin kullanıldığı anlaşıldığı için izin talebi de reddedildi.

İşveren açısından:

  • Çalışanın görev unvanına bakarak kıdem tazminatını iki ayrı sisteme göre ödemek risk taşıyabilir. Yargıtay, işin gerçek niteliğini esas aldı.
  • İşveren aleyhine hükmedilen kıdem tazminatından, fesih sonrası yapılan ödeme düşülecektir. Ödemelerin ve bordroların düzenli tutulması bu yüzden önemli olabilir.
  • Faiz konusunda ise işveren lehine bir sonuç var. Yargıtay, bu dosyada fesih tarihinden faiz yürütülmesini hatalı buldu.

Kıdem tazminatının hangi koşullarda doğduğunu daha genel olarak okumak isterseniz kıdem tazminatı şartları yazımıza bakabilirsiniz. Kendi dosyanız için Manisa'da bilgi almak isteyenler görüşme talebi oluşturabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dosyanın somut koşulları farklıdır, bu nedenle kendi durumunuz için ayrıca hukuki destek almanız gerekir.

Bu inceleme, resmî karar metnine dayanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve büromuzca düzenli olarak gözden geçirilmektedir. Bir yanlışlık görürseniz lütfen bize bildirin.

Sık sorulan sorular

Bu kararda kıdem tazminatı için haklı nedenle fesih incelendi mi?

Hayır. Karara göre davacının iş sözleşmesi emeklilik nedeniyle sona erdi ve Yargıtay yalnızca hangi kanunun uygulanacağını ve faiz başlangıcını değerlendirdi.

Yargıtay bu kararda kıdem tazminatında tavan uygulanmasını doğru buldu mu?

Hayır. Davacının tüm çalışma süresi 5953 sayılı Kanun'a tâbi sayıldı ve kıdem tazminatının tavan uygulaması olmadan son ücret üzerinden hesaplanması gerektiği belirtildi.

Kıdem tazminatına faiz fesih tarihinden mi başlar?

Bu dosyada hayır. Dava kısmi dava olarak açıldığı için faiz, dava ve ıslah tarihlerinden itibaren yasal faiz olarak belirlendi ve fesih tarihinden faiz yürütülmesi bozma nedeni sayıldı.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için dosyanızın incelenmesi gerekir.