
İçindekiler
- Yasal dayanak
- Kıdem tazminatına hak kazanma şartları
- Kıdem tazminatı doğuran sona erme hâlleri
- Kural olarak hak doğmayan durumlar
- Hizmet süresi nasıl belirlenir?
- Hesaplama esasları
- Her tam yıl için 30 günlük ücret
- Giydirilmiş brüt ücret
- Kıdem tazminatı tavanı
- Basit bir örnek
- Kesintiler: yalnızca damga vergisi
- Ödeme zamanı ve faiz
- İbraname ve ödeme belgeleri
- Zamanaşımı ve arabuluculuk
- İşveren ödeme yapmazsa
- Kıdemle birlikte değerlendirilen diğer alacaklar
Kıdem tazminatı, iş ilişkisinin kanunda sayılan belirli sebeplerle sona ermesi hâlinde işçiye ödenen ve çalışılan süreye göre hesaplanan bir tazminattır. İş sözleşmesi sona eren işçilerin en sık sorduğu konuların başında gelir. Bu yazıda kıdem tazminatına hak kazanma şartlarını, hesaplamanın temel unsurlarını ve süreçte dikkat edilmesi gereken noktaları ele alıyoruz.
Yasal dayanak
4857 sayılı İş Kanunu 2003 yılında yürürlüğe girdiğinde eski 1475 sayılı İş Kanunu’nu yürürlükten kaldırmış, ancak kıdem tazminatını düzenleyen 14. maddeyi yürürlükte bırakmıştır (4857 sayılı Kanun m.120 ve geçici m.6). Bu nedenle kıdem tazminatına ilişkin temel kurallar bugün hâlâ 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde yer alır.
Kıdem tazminatına hak kazanma şartları
Kıdem tazminatı için genel olarak üç şartın birlikte bulunması gerekir:
- İş Kanunu kapsamında işçi olmak: 4857 sayılı Kanun veya ilgili özel kanunlar kapsamında iş sözleşmesiyle çalışmak gerekir.
- En az bir yıl çalışmış olmak: Kanun tazminatı “her geçen tam yıl için” öngördüğünden, aynı işverene bağlı olarak en az bir tam yıl çalışma aranır. Aynı işverenin farklı işyerlerinde geçen süreler birleştirilir.
- İş sözleşmesinin kanunda sayılan bir sebeple sona ermesi.
Kıdem tazminatı doğuran sona erme hâlleri
- İşverenin, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâller (4857 sayılı Kanun m.25/II) dışındaki bir sebeple sözleşmeyi feshetmesi,
- İşçinin, 4857 sayılı Kanun m.24’teki haklı sebeplerden birine dayanarak sözleşmeyi feshetmesi (örneğin ücretin ödenmemesi, sağlık sebepleri, ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışlar),
- Muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle ayrılma,
- Yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı ya da toptan ödeme almak amacıyla ayrılma,
- Yaş dışındaki emeklilik şartlarını (sigortalılık süresi ve prim gün sayısı) tamamlayarak kendi isteğiyle ayrılma; bu durumda SGK’dan alınacak yazı önem taşır,
- Kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle ayrılması,
- İşçinin ölümü (bu durumda tazminat yasal mirasçılara ödenir).
Kural olarak hak doğmayan durumlar
- İşçinin haklı bir sebebe dayanmadan istifa etmesi,
- İşverenin sözleşmeyi m.25/II’deki ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık sebebiyle feshetmesi,
- Bir yıldan kısa süren çalışmalar.
Uygulamada fesih sebebi çoğu zaman tartışmalıdır. İşverenin bildirdiği gerekçenin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, yargılamada delillerle değerlendirilir.
Hizmet süresi nasıl belirlenir?
Kıdem süresi, aynı işverenin bir veya farklı işyerlerinde geçen çalışmaların toplamıdır; sözleşmenin aralıksız sürmesi şart değildir. Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında, daha önce kıdem tazminatı ödenmiş veya kıdem tazminatına hak kazandırmayacak şekilde (örneğin haklı bir sebebe dayanmayan istifa ile) sona ermiş önceki çalışma dönemleri hesaba katılmamaktadır.
İşyerinin veya işyerinin bir bölümünün devri hâlinde, 4857 sayılı Kanun m.6 uyarınca iş sözleşmeleri devralan işverene geçer ve işçinin kıdemi devir öncesindeki çalışmalarıyla birlikte hesaplanır. Devreden işverenin sorumluluğu ise kendi dönemindeki çalışma süresi ve devir tarihindeki ücretle sınırlıdır.
Hesaplama esasları
Her tam yıl için 30 günlük ücret
Kıdem tazminatı, her tam çalışma yılı için 30 günlük brüt ücret tutarındadır. Bir yıldan artan süreler (ay ve gün) için de aynı oran üzerinden orantılı ödeme yapılır.
Giydirilmiş brüt ücret
Hesaba esas ücret, işçinin son brüt ücretidir. Ancak yalnızca çıplak ücret değil, işçiye sözleşme veya kanundan doğan ve para ya da parayla ölçülebilen düzenli menfaatler de hesaba katılır. Buna uygulamada “giydirilmiş brüt ücret” denir. Örnek olarak:
- düzenli ödenen yemek ve yol yardımları,
- düzenli ikramiye ve primler (yıllık tutarın aylığa bölünmesiyle),
- yakacak, kira veya benzeri sürekli yardımlar.
Süreklilik göstermeyen ödemeler, örneğin arızi fazla çalışma ücretleri, kural olarak giydirilmiş ücrete dahil edilmez. Ücreti sabit olmayan işçilerde son bir yıllık kazancın ortalaması esas alınır.
Kıdem tazminatı tavanı
Bir yıl için ödenecek kıdem tazminatı, en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenen azami emeklilik ikramiyesini aşamaz. Bu tavan memur maaş katsayılarına bağlı olarak yılda iki kez, ocak ve temmuz aylarında güncellenir. Fesih tarihinde geçerli olan tavan uygulanır. Kıdem tazminatı hesaplama aracımız, çıkış tarihine karşılık gelen dönemin onaylanmış tavanını otomatik olarak uygular.
Basit bir örnek
Çıplak brüt ücreti 34.000 TL olan, düzenli olarak 4.000 TL yemek ve 2.000 TL yol yardımı alan bir işçinin giydirilmiş brüt ücreti 40.000 TL’dir. Bu işçi 6 yıl 3 ay çalışmışsa ve ücretin tavanın altında kaldığı varsayılırsa:
| Kalem | Tutar |
|---|---|
| 6 tam yıl (6 × 40.000 TL) | 240.000,00 TL |
| 3 ay (40.000 TL × 3/12) | 10.000,00 TL |
| Brüt kıdem tazminatı | 250.000,00 TL |
| Damga vergisi (binde 7,59) | 1.897,50 TL |
| Net kıdem tazminatı | 248.102,50 TL |
Rakamlar yalnızca anlatım amaçlıdır. Gerçek hesapta giriş ve çıkış tarihleri gün olarak dikkate alınır.
Kesintiler: yalnızca damga vergisi
Kıdem tazminatı, Gelir Vergisi Kanunu’nun 25. maddesinin 7. bendi uyarınca, kanuna göre ödenmesi gereken tutarla sınırlı olarak gelir vergisinden istisnadır ve sigorta primine tabi değildir. Bu nedenle kanuni kıdem tazminatından yalnızca damga vergisi kesilir.
Ödeme zamanı ve faiz
Kıdem tazminatı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte muaccel olur, yani ödenmesi gerekir. Zamanında ödenmemesi hâlinde açılan davada hâkim, gecikilen süre için mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder (1475 sayılı Kanun m.14).
İbraname ve ödeme belgeleri
TBK m.420 uyarınca işçinin işverenden alacaklarına ilişkin ibra sözleşmesinin geçerli olması için; yazılı olması, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az bir ay geçmiş olması, alacağın türü ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin hak edilen tutara göre eksiksiz şekilde banka aracılığıyla yapılması gerekir. Bu koşulları taşımayan ibranameler, alacağın ödendiğini tek başına ispatlamayabilir.
Zamanaşımı ve arabuluculuk
- Zamanaşımı: 4857 sayılı Kanun’un ek 3. maddesine göre kıdem tazminatı beş yıllık zamanaşımına tabidir. Süre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işler. Bu hükmün yürürlüğünden önce sona eren sözleşmeler için geçiş kuralları ayrıca değerlendirilmelidir.
- Arabuluculuk: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacakları için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Arabulucu başvuruyu kural olarak üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir. Başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur.
Manisa’da iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk başvurusu, yetkili adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılır; anlaşma sağlanamazsa yetkili iş mahkemesinde dava açılabilir.
İşveren ödeme yapmazsa
Kıdem tazminatı ödenmezse izlenecek yol genellikle şu sırayı takip eder:
- Hizmet süresini, ücret bordrolarını ve fesih belgesini bir araya getirmek; SGK hizmet dökümünü e-Devlet üzerinden almak,
- arabuluculuk bürosuna başvurmak ve görüşmelere katılmak,
- anlaşma sağlanırsa anlaşma belgesine göre ödeme almak; sağlanamazsa son tutanakla iş mahkemesinde dava açmak.
Arabuluculukta varılan anlaşma, kanunda öngörülen şekilde düzenlendiğinde ilam niteliğinde belge sayılır ve icraya konulabilir.
Kıdemle birlikte değerlendirilen diğer alacaklar
İş sözleşmesi sona erdiğinde kıdem tazminatının yanında ihbar tazminatı, kullanılmayan yıllık izin ücreti, fazla mesai ve genel tatil alacakları da gündeme gelebilir. Bu kalemlere ilişkin ön hesap için işçilik alacakları hesaplama aracımızı, bildirim süreleri için ihbar tazminatı ve bildirim süreleri yazımızı, işsizlik ödeneği için ise işsizlik maaşı şartları yazımızı inceleyebilirsiniz. Alanla ilgili diğer içerikler iş hukuku sayfamızda yer alır.
Bu yazıdaki bilgiler genel niteliktedir; kıdem tazminatının somut tutarı, çalışma süresi, ücret unsurları ve fesih sebebi birlikte incelenerek belirlenir.
Sık sorulan sorular
İstifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Haklı bir sebebe dayanmayan istifada kural olarak kıdem tazminatı doğmaz. Ancak işçi, ücretin ödenmemesi gibi 4857 sayılı Kanun m.24’teki haklı sebeplerle sözleşmeyi feshederse veya emeklilik, askerlik, evlilik gibi kanunda sayılan sebeplerle ayrılırsa tazminata hak kazanabilir.
Bir yıldan az çalışana kıdem tazminatı ödenir mi?
Hayır. Kıdem tazminatı her tam çalışma yılı için öngörüldüğünden, aynı işverene bağlı olarak en az bir yıllık çalışma gerekir. Bir yılı aşan süreler için ise ay ve gün bazında orantılı hesap yapılır.
Kıdem tazminatı tavanı neden değişiyor?
Tavan, en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenen azami emeklilik ikramiyesine bağlıdır ve memur maaş katsayılarıyla birlikte genellikle ocak ve temmuz aylarında güncellenir. Hesapta fesih tarihindeki tavan esas alınır.
Kıdem tazminatından hangi kesintiler yapılır?
Kanuni kıdem tazminatı gelir vergisinden istisnadır ve sigorta primine tabi değildir; yalnızca damga vergisi kesilir.
Kıdem tazminatı için ne kadar süre içinde dava açılmalı?
Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; arabuluculuk sürecinde zamanaşımı durur.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için dosyanızın incelenmesi gerekir.



