- Mahkeme / Daire
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas numarası
- 2026/3323
- Karar numarası
- 2026/6483
- Karar tarihi
- 11.06.2026
Kaynak PDF henüz yüklenmemiş. Mevcutsa resmî veri tabanındaki karar metninden oluşturulan PDF açılır; bu belge resmî suret değildir.
İçindekiler
Yoksulluk nafakası ödüyorsanız ve nafakanın kaldırılması ya da nafaka indirimi için dava açtıysanız, mahkeme talebinizi reddettiğinde Yargıtay'a gidip gidemeyeceğinizi merak edebilirsiniz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 11.06.2026 tarihli bir kararı bu soruya ışık tutuyor. Karar, yoksulluk nafakasının kaldırılıp kaldırılmayacağına dair bir değerlendirme içermiyor. Konusu, temyiz yoluna başvurmanın parasal bir sınırının bulunması. Aşağıda kararın ne dediğini, ne demediğini ve pratikte ne anlama gelebileceğini sade bir dille anlatıyoruz.
Olay Kısaca Ne?
Karar metninde taraflar yalnızca "kadın" ve "erkek" olarak geçiyor. Dosyada birden fazla dava var:
- Kadın, ortak çocuk için iştirak nafakası (çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkı olarak ödenen nafaka) davası açmış. Bu dava ilk derece mahkemesinde kısmen kabul edilmiş.
- Erkek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasını istemiş. Bu talep reddedilmiş.
- Erkek ayrıca anlaşmalı protokol hükümlerinin yeniden düzenlenmesini istemiş.
Karar, İstanbul Anadolu 11. Aile Mahkemesi'nde görülen davaya ilişkin. İstinaf aşamasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi dosyayı inceledi. Ardından erkek, kadının iştirak nafakası davası ve kendi yoksulluk nafakasının kaldırılması davası yönünden temyiz yoluna başvurdu. Protokol hükümlerinin yeniden düzenlenmesi talebi yönünden de temyiz itirazlarını ileri sürdü. Kadın ise iştirak nafakasının miktarı yönünden katılma yoluyla temyiz etti.
Kararın Ana Noktaları
- Kadının kısmen kabul edilen iştirak nafakası davasında hükmedilen ve temyize konu edilen toplam yıllık miktar 120.000 TL.
- Erkeğin kaldırılmasını istediği yoksulluk nafakasının dava tarihindeki yıllık toplam miktarı 180.000 TL.
- Her iki miktar da dava tarihi itibarıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesine göre belirlenen 378.290 TL'lik kesinlik sınırının altında kaldı.
- Bu nedenle Yargıtay, erkeğin bu iki dava yönünden temyiz dilekçesini miktar nedeniyle reddetti.
- Kadının katılma yoluyla yaptığı temyiz, erkeğin asıl temyizine bağlı olduğu için usulden reddedildi.
- Anlaşmalı protokol hükümlerinin yeniden düzenlenmesi davasında ise Yargıtay temyiz itirazlarını kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görmedi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
- Temyiz gideri temyiz edene yüklendi. Karar oy birliğiyle verildi.
Yargıtay Tam Olarak Neyi İnceledi?
Burada en önemli nokta, Yargıtay'ın yoksulluk nafakasının kaldırılıp kaldırılmaması konusunda esasa girmemesi. Kesinlik sınırı, parasal değeri belirli bir tutarın altında kalan davalarda istinaf kararının kesin olması, yani temyiz yoluna gidilememesi demektir. Dosyadaki miktarlar bu sınırın altında kaldığı için Yargıtay, nafakanın kaldırılması talebinin haklı olup olmadığını tartışmadı. Erkeğin gerekçelerini de bu yönden değerlendirmedi.
Kadının katılma yoluyla temyizi ise farklı bir nedenle sonuçsuz kaldı. Katılma yoluyla temyiz, karşı tarafın asıl temyizine bağlı bir yoldur. Asıl temyiz dilekçesi reddedilince, ona bağlı olan bu talep de usulden reddedildi. Yani Yargıtay iştirak nafakasının miktarının yüksek ya da düşük olduğuna dair bir değerlendirme yapmadı.
Yargıtay'ın gerçekten incelediği tek başlık, anlaşmalı protokol hükümlerinin yeniden düzenlenmesi talebiydi. Karar metnine göre bu başlıkta Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun bulundu, erkeğin temyiz nedenleri bozma sebebi sayılmadı ve karar 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca onandı. Metinde protokolün içeriği, hangi hükümlerin değiştirilmek istendiği ve gerekçenin ayrıntıları yer almıyor. Bu yüzden bu konuda bir şey söylemek mümkün değil.
Küçük bir not: Hüküm bölümünün ilk bendinde, yoksulluk nafakası davası için bir yerde "arttırılması" ifadesi geçiyor. Gerekçe bölümünde ise aynı dava "kaldırılması" davası olarak anlatılıyor. Biz karar metninin bütününe dayanarak davayı nafakanın kaldırılması talebi olarak aktardık.
Bizim Yorumumuz: Pratikte Ne Anlama Geliyor?
Bu bölüm kararın kendisi değil, bizim genel değerlendirmemizdir. Her dosyanın koşulları farklıdır.
- Nafakanın kaldırılmasını ya da nafaka indirimini isteyen taraf için: Dava tarihindeki nafaka miktarı, temyiz yolunun açık olup olmayacağını etkileyebilir. Bu kararda yıllık 180.000 TL'lik yoksulluk nafakası, kesinlik sınırının altında kaldı. Bölge Adliye Mahkemesi'nde sonuç alınamazsa Yargıtay'a gitme imkânı da kalmayabilir. Bu yüzden ilk derece ve istinaf aşamalarında delillerin eksiksiz sunulması önem taşır.
- Nafaka alan taraf için: Nafakanın kaldırılması talebi reddedildiğinde, bu karar da kesinleşme yoluna girebilir. Bu, nafakanın sonsuza dek aynı kalacağı anlamına gelmez. Karar, yalnızca o davada temyiz yolunun kapalı olduğunu gösteriyor.
- İştirak nafakası yönünden: İstinafta belirlenen miktarın düşük ya da yüksek bulunması halinde, parasal sınır nedeniyle Yargıtay denetimi mümkün olmayabilir. Kadının katılma yoluyla temyizinin reddi de bunu gösteriyor. Katılma yoluyla temyiz, karşı tarafın temyizine bağlı olduğundan tek başına ayakta durmuyor.
- Protokol içeren dosyalarda: Boşanma sırasında yapılan anlaşmalı protokol, sonradan yeniden düzenleme talebiyle karşılaşabilir. Bu kararda ilk derece ve istinaf sonucu onandı. Ancak metinde protokolün içeriği bulunmadığı için bunu başka dosyalara uygulamak doğru olmaz.
Bu karardan ne çıkarılmamalı?
Bu karar, "yoksulluk nafakası şu şartlarda kaldırılır" ya da "kaldırılmaz" demiyor. Nafaka indirimi veya nafakanın kaldırılması için hangi koşulların aranacağı bu metinde tartışılmadı. Kararı bu yönde bir ölçüt gibi okumak yanıltıcı olur.
Nafaka türlerinin farkını merak edenler için nafaka türleri yazımızı okumak faydalı olabilir. Durumunuza özel bilgi almak isteyenler Manisa'da görüşme talebi oluşturabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dosyanın koşulları farklıdır; somut durumunuz için bir avukata başvurmanız gerekir.
Bu inceleme, resmî karar metnine dayanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve büromuzca düzenli olarak gözden geçirilmektedir. Bir yanlışlık görürseniz lütfen bize bildirin.
Sık sorulan sorular
Yargıtay bu kararda yoksulluk nafakasının kaldırılması talebini haklı buldu mu?
Hayır, Yargıtay bu konuda esasa girmedi. Dava miktarı kesinlik sınırının altında kaldığı için erkeğin temyiz dilekçesi miktar yönünden reddedildi.
Kesinlik sınırı ne demek?
Parasal değeri belirli bir tutarın altında kalan davalarda istinaf kararına karşı temyiz yoluna gidilememesidir. Bu kararda sınır 378.290 TL olarak belirtilmiş, yoksulluk nafakasının yıllık toplamı 180.000 TL olduğu için sınırın altında kalmıştır.
Kadının iştirak nafakasının miktarına yönelik temyizi neden reddedildi?
Kadının temyizi katılma yoluyla yapılmıştı ve erkeğin asıl temyizine bağlıydı. Erkeğin temyizi reddedilince bu talep de usulden reddedildi.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için dosyanızın incelenmesi gerekir.

