Ödeme Emrine İtiraz ve İtirazın İptali Davasında Yetki Şartı Nasıl Değerlendirilir?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu direnme kararında, ödeme emrine itirazın ardından açılan itirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisinin önce incelenmesi gerektiğini ve MÖHUK 47. maddesindeki yabancı mahkeme anlaşmasının sınırlarını açıkladı.

Yayın: 7 Kasım 2026 4 dk okuma İcra ve Alacak Hukuku
KARAR KÜNYESİKarar incelemesi
Mahkeme / Daire
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas numarası
2024/176
Karar numarası
2025/618
Karar tarihi
08.10.2025

Kaynak PDF henüz yüklenmemiş. Mevcutsa resmî veri tabanındaki karar metninden oluşturulan PDF açılır; bu belge resmî suret değildir.

İçindekiler

Borçlu, kendisine gönderilen ödeme emrine itiraz ederken icra dairesinin yetkisine de itiraz etmişse, alacaklının açtığı itirazın iptali davasına bakan mahkeme önce icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığını inceler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 08.10.2025 tarihli, E. 2024/176, K. 2025/618 sayılı kararında bu ilkeyi yineledi. Karar, sözleşmede yabancı bir ülke mahkemesinin yetkili kılındığı durumlarda ödeme emrine itiraz, itirazın iptali ve icra takibi ilişkisinin nasıl kurulacağını anlattığı için dikkat çekicidir.

Uyuşmazlığın Özü: Cezai Şart Alacağı İçin Başlatılan İcra Takibi

Dava, hisse satış sözleşmelerinden doğan cezai şart (sözleşmeye aykırılık halinde ödenmesi kararlaştırılan tutar) alacağına dayanıyor. Davacılar bu alacak için İstanbul'da bir icra müdürlüğünde takip başlatmış, davalı takibe itiraz etmişti. Davacılar da itirazın iptali ile takibin devamını istedi.

Davalı, cevabında şu savunmaları öne sürdü:

  • Takipte dayanılan sözleşme ile davada dayanılan sözleşmeler aynı değildi.
  • Sözleşmelerden birinde Londra mahkemeleri yetkili kılınmıştı.
  • Diğer sözleşmede uyuşmazlığın Zürih'te tahkimde çözülmesi kararlaştırılmıştı.
  • Cezai şart geçersiz veya fahişti, sözleşmenin ifası da mümkün değildi.

Dava Dört Farklı Gerekçeyle Nasıl Yargıtay'a Taşındı?

Karar metnine göre süreç şöyle ilerledi:

  • İlk derece mahkemesi (İstanbul Asliye Ticaret): Tahkim itirazını değerlendirmedi, çünkü dava dilekçesinin tebliğ tarihi belirlenemediği için cevabın süresinde verilip verilmediği anlaşılamıyordu. Taraflar tacir olduğundan sözleşmedeki yetki şartının davacılar için de geçerli olduğunu kabul etti. Yetkili icra dairesinde geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetti.
  • Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf): Taraflar aynı şirketin ortağı olduğundan şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğunu belirtti. Kesin yetkide yetki sözleşmesi yapılamayacağından, Ankara'daki icra dairelerinde başlatılmış bir takip olmadığı gerekçesiyle farklı bir gerekçeyle davayı yine usulden reddetti.
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi: Davalı henüz ortak olmadığı için kesin yetki kuralının uygulanamayacağını söyleyerek kararı bozdu. Tahkim itirazının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
  • Bölge Adliye Mahkemesi (direnme): Hazirun cetveline göre iki tarafın da sözleşme tarihinde ortak olduğunu belirterek önceki kararında direndi. Tahkim şartının bir sözleşmede yer aldığını, ancak bu itirazın istinaf aşamasında ileri sürülmediğini, bu yüzden incelenemeyeceğini kabul etti.

Direnme kararının temyizi üzerine dosya Hukuk Genel Kurulu'na geldi. Genel Kurul uyuşmazlığı iki soruda topladı: Kesin yetki kuralı (HMK m. 14/2) yabancılık unsuru taşıyan bu davada uygulanabilir mi? Uygulanamıyorsa tahkim anlaşması hakkında değerlendirme yapılması mümkün ve gerekli mi?

İtirazın İptali Davasında Mahkeme İcra Dairesinin Yetkisini İnceler Mi?

Genel Kurul önce itirazın iptali davasının niteliğini hatırlattı. Bu dava, ödeme emrine itiraz nedeniyle duran icra takibinin devamını sağlamaya yöneliktir. İcra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ama maddi hukuk ilişkisini inceleyip kesin hükümle sonuçlandırır. Davanın takibe bağlılığı yalnızca alacağın miktarı bakımından değil, alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Bu nedenle takipte dayanılan sözleşme ile dava dilekçesindeki dayanak arasındaki fark önemlidir.

Yetki konusunda Genel Kurulun belirttiği noktalar şunlardır:

  • İlamsız icra takibinde yetkisizlik iddiası ödeme emrine itirazla ileri sürülmemişse icra dairesi kendiliğinden yetkisizlik kararı veremez.
  • Borçlu yetki itirazında yetkili icra dairesinin hangisi olduğunu da bildirmek zorundadır.
  • Borçlu hem yetkiye hem borca itiraz etmişse ve konu itirazın iptali davasıyla genel görevli mahkemeye taşınmışsa, mahkeme önce icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı inceler. Bu incelemeyle kendi yetkisini de belirlemiş olur.
  • Para ve teminat borçlarında yetkili icra dairesi, İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesi gereği HMK'nın 6-18. maddeleri kıyas yoluyla uygulanarak belirlenir.

Ödeme emrine itirazın süresi ve şekli için ödeme emrine itiraz süreleri yazımıza da bakabilirsiniz.

Yabancı Mahkemeyi Yetkili Kılan Anlaşma Ne Zaman Geçerli Olur?

Genel Kurul, HMK'nın 17. ve 18. maddelerindeki iç hukuk yetki sözleşmesi ile 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesindeki milletlerarası yetki anlaşmasını ayrı ayrı ele aldı. Kararda MÖHUK 47 kapsamında şu noktalar öne çıkıyor:

  • Uyuşmazlık belirli, borç ilişkisinden doğan ve yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlık olmalı. Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir mesele de bulunmamalı.
  • Kanun, HMK m. 17'den farklı olarak taraflarda tacir veya kamu tüzel kişisi olma şartı aramamıştır.
  • Anlaşmanın yazılı delille ispatlanması gerekir.
  • İş, tüketici ve sigorta uyuşmazlıklarında Türk mahkemelerinin yetkisi anlaşmayla kaldırılamaz.
  • İç hukuktaki "kesin yetki" ile milletlerarası usul hukukundaki "münhasır yetki" aynı şey değildir. HMK'da bir konunun kesin yetkiye bağlanmış olması, tek başına milletlerarası hukukta münhasır yetki doğurmaz.

Genel Kurul ayrıca şunları vurguladı:

  • Yabancı mahkemenin yetkisi bir ilk itirazdır. Usulüne uygun ileri sürülmezse Türk mahkemesi bunu kendiliğinden gözetemez.
  • Yabancı mahkeme kendisini yetkisiz görürse uyuşmazlık Türk mahkemelerinde çözülür.
  • Türk mahkemesi yalnızca kendisinin yetkili olup olmadığına karar verebilir. Başka bir devlet mahkemesinin yetkili olduğuna hüküm kuramaz.
  • Cebri icra devletin egemenlik yetkisinin bir sonucudur. Bu nedenle MÖHUK 47, icra dairelerinin yetkisine cebri icra aşamasında uygulanmaz.

Kararın Sonucu Hakkında Ne Söylenebilir?

Bu yazının dayandığı karar metni, Genel Kurulun yukarıdaki ilkeleri açıkladığı 26. paragrafta sona ermektedir. Direnme kararının onanıp bozulduğuna ilişkin hüküm fıkrası metinde yer almadığı için sonuç hakkında bir değerlendirme yapmıyoruz. Bu nedenle kararı, yalnızca Genel Kurulun açıkladığı hukuki ilkeler yönünden okumak gerekir.

Bizim yorumumuz: Benzer bir icra takibinde sonucu değiştirebilecek en önemli ayrım, itirazın zamanında ve doğru yerde yapılmasıdır. Yetkisizlik iddiası ödeme emrine itirazda yetkili icra dairesi gösterilerek ileri sürülmelidir. Yabancı mahkeme veya tahkim şartına dayanılacaksa bu itiraz, yargılamanın ilk aşamasında usulüne uygun yapılmalıdır. Karardaki tahkim itirazının istinaf aşamasında yinelenmemesi tartışması da bu ihtiyatın önemini gösteriyor. Manisa'da veya başka bir ilde icra takibi ile karşılaşan kişiler için sözleşmedeki yetki ve tahkim maddelerinin takipten önce incelenmesi bu nedenle önem taşır. Bu değerlendirme genel yorumdur, her somut olay kendi belgeleriyle ele alınmalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut olayınız için hukuki danışmanlık yerine geçmez. Süreler ve usul kuralları olaya göre değişebileceğinden, belgelerinizin bir avukat tarafından incelenmesi gerekir.

Bu inceleme, resmî karar metnine dayanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve büromuzca düzenli olarak gözden geçirilmektedir. Bir yanlışlık görürseniz lütfen bize bildirin.

Sık sorulan sorular

Ödeme emrine itirazda yetkisizlik iddiası nasıl ileri sürülür?

Yetkisizlik iddiası, ödeme emrine itiraz sırasında ileri sürülmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararında, bu iddia ödeme emrine itirazla ileri sürülmemişse icra dairesinin kendiliğinden yetkisizlik kararı veremeyeceğini belirtmiştir. Borçlunun yetki itirazında yetkili icra dairesinin hangisi olduğunu da göstermesi gerekir.

İtirazın iptali davasında mahkeme icra dairesinin yetkisini inceler mi?

Borçlu yetkiye ve borca itiraz etmişse inceler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, itirazın iptali davasına bakan mahkemenin icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerektiğini belirtmiştir. Bu inceleme sonunda mahkeme kendi yetkisini de belirlemiş olur.

İtirazın iptali davası icra takibinden bağımsız mıdır?

Hayır, dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu bağlılığın yalnızca alacağın miktarı bakımından değil, alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle takipte dayanılan sözleşme ile dava dilekçesindeki dayanak arasındaki farklar önem taşıyabilir.

Sözleşmede yabancı mahkeme yetkili kılınmışsa Türk mahkemesinde dava açılamaz mı?

Her durumda açılamaz değildir. MÖHUK 47. maddesine göre taraflar, yabancılık unsuru taşıyan borç uyuşmazlıkları için yabancı mahkemeyi yetkili kılabilir. Ancak bu anlaşma bir ilk itirazdır ve usulüne uygun ileri sürülmezse Türk mahkemesi bunu kendiliğinden gözetmez. Yabancı mahkeme kendisini yetkisiz görürse de dava Türk mahkemesinde görülebilir.

İç hukuktaki kesin yetki kuralı yabancı mahkeme anlaşmasını geçersiz kılar mı?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre kesin yetki ile münhasır yetki aynı kavram değildir. HMK'da bir konunun kesin yetkiye bağlanması, milletlerarası usul hukukunda tek başına münhasır yetki doğurmaz. Bir yetki kuralının münhasır yetki sayılıp sayılmayacağı, kuralın ifadesinden ve konuluş amacından anlaşılır.

Yabancı mahkeme yetki anlaşması icra dairesinin yetkisini ortadan kaldırır mı?

Hayır, kaldırmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, cebri icranın devletin egemenlik yetkisinin bir sonucu olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle MÖHUK 47. maddesinin cebri icra aşamasında icra dairelerinin yetkisine uygulanmayacağını vurgulamıştır.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için dosyanızın incelenmesi gerekir.