İçindekiler
- Konu
- İşe iade ve geçersiz fesih
- Mahkeme
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
- Üretim
- Yapay zekâ destekli (otomatik)
- Esas / Karar
- E. 2026/4445, K. 2026/4090
- Karar tarihi
- 29.04.2026
İşe iade davasını kazanan bir işçi, işveren onu yine de işe başlatmazsa kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacakları için zamanaşımı süresini hangi tarihten itibaren sayacak? İlk geçersiz fesih tarihinden mi, yoksa işe başlatılmadığı tarihten mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 29.04.2026 tarihli kararı (E. 2026/4445, K. 2026/4090) tam olarak bu soruya değiniyor. Karar, geçersiz fesih ve iş güvencesi tartışmalarının işe iade kararından sonra nasıl devam ettiğini göstermesi bakımından da öğretici.
Olay kısaca ne?
Davacı işçi, yurt dışındaki bir havalimanı projesinde çalışırken iş sözleşmesi işveren tarafından feshedildi. İşçi önce işe iade davası açtı, dava kabul edildi ve karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşti. İşçinin anlatımına göre kesinleşmenin ardından işe başlatılma başvurusu yaptı, ancak işveren onu işe başlatmadı.
İşçi bunun üzerine ikinci bir dava açtı. Bu davada kıdem ve ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerini talep etti. İşveren ise davada uygulanacak hukukun iki devlet arasındaki bir anlaşma gereği yabancı ülke hukuku olduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini ve işçiyi usulüne uygun olarak işe davet ettiğini savundu.
İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etti. Geçersiz fesih tarihinin 17.04.2020, davanın ise 16.11.2021 tarihinde açıldığını belirterek, yabancı ülke iş kanunundaki 1 yıllık zamanaşımı nedeniyle boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı dışındaki alacakları reddetti. Bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurularını esastan reddetti.
Kararın ana noktaları
- İki ülke arasındaki işgücü değişimi anlaşmasının 8. maddesi, uyuşmazlığın istihdam eden ülkenin yasalarına göre çözümlenmesini öngörüyor. Yargıtay, bu nedenle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından yabancı ülke hukukunun uygulanmasını yerinde buldu.
- Yargıtay'a göre usulüne uygun yürürlüğe giren milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu da bu sözleşme hükümlerini saklı tutar. Bu yüzden anlaşma varken hukuk seçimine değer verilmez, işveren yabancı hukuk itirazı ileri sürmese de sonuç değişmez.
- Türk hukukuna göre kesinleşen işe iade davasından sonra işçinin işe başlatılmaması suretiyle gerçekleşen fesih tarihi dosyada 23.08.2021 olarak belirtildi.
- Yargıtay'a göre feshe bağlı alacaklarda zamanaşımı, ilk geçersiz fesih tarihine göre değil, işe başlatılmamakla gerçekleşen bu fesih tarihine göre değerlendirilmeliydi. İlk derece mahkemesi bunu yapmadığı için karar bozuldu.
- İşverenin tüm temyiz itirazları, işçinin ise bir kısmı yerinde görülmedi.
Yargıtay tam olarak neyi inceledi?
Yargıtay uyuşmazlığı dört başlıkta topladı: iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, husumet, işçinin kesinleşen işe iade kararından sonra işe başlatılıp başlatılmadığı ve zamanaşımı def'i. Zamanaşımı def'i, borçlunun süre geçtiği için borcu ödemeyeceğini ileri sürmesidir.
Karar bir bozma kararıdır. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararını ortadan kaldırdı, ilk derece mahkemesinin kararını bozdu ve dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderdi. Yani Yargıtay işçinin alacaklarının var olduğunu veya belli bir tutarda ödenmesi gerektiğini hükme bağlamadı. Gerekçeden, zamanaşımının doğru fesih tarihine göre yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılıyor. Hangi alacağın ne kadar kabul edileceği yeniden yargılamada belli olacak. Kararda ayrıca, alacakların hesabına dair bir inceleme yer almıyor.
Bizim yorumumuz: pratikte ne anlama geliyor?
- İşçi açısından: İşe iade kararı kesinleştikten sonra işe başlatılmama durumunda, feshe bağlı alacaklarda sürenin başlangıcı tartışma konusu olabilir. Bu karar, ilk geçersiz fesih tarihinin tek başına esas alınmasının hatalı olabileceğini gösteriyor. Yine de sürelerin kaçırılmaması için tarihleri belgelemek ve süreleri erken aşamada kontrol etmek önemli.
- İşveren açısından: İşe iade kararından sonra işe davet ve işe başlatma sürecinin usulüne uygun yürütülmesi ve belgelenmesi önem taşıyor. Kararda işverenin husumet ve işe davet savunmaları kabul görmedi.
- Yabancı unsurlu dosyalarda: Uygulanacak hukuk, tarafların iş sözleşmesine yazdığı hukuk seçiminden bağımsız olarak uluslararası anlaşmayla belirlenebilir. Bu durumda zamanaşımı süreleri de Türk iş mevzuatından farklı olabilir. Bu kararın her dosyaya aynen uygulanacağını söylemek doğru olmaz; her dosyanın somut koşulları ve uygulanacak anlaşma ayrıca incelenmelidir.
- Genel not: Kararda yer alan değerlendirme, kesinleşen işe iade davası sonrası açılan alacak davasına ilişkindir. İşe iade davasının kendi şartlarını (iş güvencesi kapsamı, süreler, geçerli neden) ayrıca ele almak gerekir.
Kıdem tazminatından ayrı olarak fesih sonrasında ihbar tazminatı da gündeme gelebilir. Bu konuda ihbar tazminatı ve bildirim süreleri yazımıza göz atabilirsiniz. Manisa'da işe iade davası veya iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı alacaklar hakkında bilgi almak isteyenler görüşme talebi oluşturabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dosyanın özellikleri farklıdır; somut durumunuz için bir avukata başvurmanız gerekir.
Bu inceleme, resmî karar metnine dayanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve büromuzca düzenli olarak gözden geçirilmektedir. Bir yanlışlık görürseniz lütfen bize bildirin.
Sık sorulan sorular
Bu kararda Yargıtay işçinin alacaklarına hükmetti mi?
Hayır. Yargıtay ilk derece mahkemesinin kararını bozdu ve dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere geri gönderdi. Alacakların kabul edilip edilmeyeceği ve tutarı yeniden yargılamada belirlenecek.
İşe iade kararından sonra işe başlatılmayan işçinin feshe bağlı alacaklarında zamanaşımı hangi tarihe göre değerlendirilir?
Bu kararda Yargıtay, zamanaşımının ilk geçersiz fesih tarihine göre değil, işe başlatılmamakla gerçekleşen fesih tarihine göre dikkate alınması gerektiğini belirtti. Kararda bu tarih 23.08.2021 olarak yer alıyor.
İş güvencesi nedir?
Genel olarak, belirli koşulları taşıyan işçinin iş sözleşmesi geçerli bir neden olmadan feshedildiğinde işe iade davası açabilmesini sağlayan korumadır. İş Kanunu'na göre bunun için işyerinde en az 30 işçi çalışması ve işçinin en az 6 aylık kıdemi bulunması aranır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için dosyanızın incelenmesi gerekir.


