İçindekiler
- Konu
- Çekişmeli boşanma ve kusur
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Üretim
- Yapay zekâ destekli (otomatik)
- Esas / Karar
- E. 2024/9060, K. 2025/5953
- Karar tarihi
- 17.06.2025
Çekişmeli boşanma davasında "kim ne kadar kusurlu?" sorusu, tazminatı doğrudan etkilediği için çoğu zaman davanın en kritik başlığıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 17.06.2025 tarihli (E. 2024/9060, K. 2025/5953) kararı, boşanmada kusurun nasıl değerlendirildiğini ve ispatlanamayan bir olayın kusur sayılamayacağını göstermesi bakımından öğretici. Bu yazıda kararı sade bir dille özetliyor, ardından kendi yorumumuzu ayrı olarak paylaşıyoruz.
Olay kısaca ne?
Kadın, önce evliliğin butlan (geçersizlik) sebebiyle iptalini, bu kabul edilmezse evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmayı istedi. Erkek de birleşen davasında aynı sebeple boşanma talep etti. Yani iki taraf da boşanmak istiyordu; asıl tartışma kusur ve tazminat üzerineydi.
Dosya, Bölge Adliye Mahkemesi'nin eksik inceleme nedeniyle verdiği iki kaldırma kararından sonra yeniden ilk derece mahkemesine döndü. Mahkemenin son kararında şunlar kabul edildi:
- Erkek ağır kusurlu sayıldı. Gerekçe olarak annesinin evliliğe sürekli müdahalesine sessiz kalması ve kadına karşı cinsel yönden soğuk ve ilgisiz davranması gösterildi. Sağlık raporlarında iki tarafta da organik bir sorun çıkmamıştı, ancak ilişkinin erkekten kaynaklanan sebeplerle yaşanmadığı kabul edildi.
- Kadın az kusurlu sayıldı. Gerekçe, erkeğin ailesi ve çevresi yanında onu küçük düşürücü, rencide edici sözler söylemesiydi.
- Her iki dava kabul edilerek taraflar boşandı, butlan talebi ve kadının nafaka talepleri reddedildi, kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedildi.
İstinaf başvuruları esastan reddedilince taraflar kararı Yargıtay'a taşıdı.
Kararın ana noktaları
- Ispatlanamayan olay kusur sayılmaz: Erkeğe, annesinin evliliğe müdahalesine sessiz kalma kusuru yüklenmişti. Yargıtay, bu olayın kadın tarafından ispatlanamadığını belirtti. Dosyadaki mesaj kayıtlarından kadının erkeğin annesiyle irtibat halinde olmak istediği anlaşılıyordu. Bu nedenle bu olayın erkeğe kusur olarak yüklenmesini hatalı buldu.
- Sabit olan olaylar: Yargıtay'a göre iki olay sabitti. Birincisi, taraflar arasında erkekten kaynaklanan sebeplerle cinsel ilişki yaşanamamasıydı. İkincisi, kadının erkeğin ailesi yanında rencide edici ve küçük düşürücü sözler söylemesiydi.
- Sonuç eşit kusur: Bu iki olay birlikte değerlendirilerek taraflar boşanmaya yol açan olaylarda eşit kusurlu kabul edildi. Ağır/az kusur ayrımı bozma sebebi oldu.
- Tazminat düştü: Eşit kusurlu eş lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Yargıtay, Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci ve ikinci fıkra koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini belirtti. Kadın lehine hükmedilen tazminatlar bu yüzden bozuldu.
- Reddi hâkim talebi: Erkek, hâkimin davadan çekilmesini istemeye (reddi hâkim) ilişkin temyiz itirazı ileri sürmüştü. Bu talep istinaf dilekçesinde ileri sürülmemişti, ayrıca HMK'nın 38. maddesindeki sürede de istenmemişti. Bu yüzden bu yöndeki temyiz dilekçesi reddedildi.
Yargıtay tam olarak neyi inceledi?
Yargıtay burada davayı baştan görmedi. Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf başvurularını esastan reddeden kararını temyiz sebepleri çerçevesinde inceledi ve sonucu şöyle verdi:
- Kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen tazminatlar yönünden, erkek yararına hem Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırıldı hem de ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.
- Kadının tüm temyiz itirazları ile erkeğin diğer itirazları reddedildi; bozma kapsamı dışında kalan bölümler HMK'nın 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca onandı. Başka bir deyişle bozma yalnızca kusur ve kadın lehine tazminatlarla sınırlı kaldı.
- Karar oy birliğiyle verildi ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere karara bağlandı.
Yani Yargıtay boşanmanın gerekip gerekmediğini yeniden tartışmadı; tartıştığı konu, kusurun doğru belirlenip belirlenmediği ve bunun tazminata etkisiydi. Kararın gerekçesinde nafaka yönünden ayrıca bir değerlendirme yer almıyor, bu nedenle o konuda bir yorum yapmıyoruz.
Bizim yorumumuz: pratikte ne anlama geliyor?
Aşağıdakiler karar metninden çıkan genel değerlendirmelerimizdir. Her dosyanın delilleri ve koşulları farklıdır; bu karar sonuç vaadi anlamına gelmez.
- Kusur iddiası talep eden taraf için: Karşı tarafa yüklenen her olay delille desteklenmelidir. Bu kararda "sessiz kalma" iddiası ispatlanamadığı gibi, dosyadaki mesajlar iddianın aksini gösterdiği için kusur sayılmadı. Yazışmalar, tanık beyanları ve belgeler dava başında düzenli biçimde hazırlanmalıdır.
- Karşı taraf için: Kendi sözlerinin ve davranışlarının da kusur değerlendirmesine girebileceği unutulmamalıdır. Burada kadının, eşi hakkında ailesi yanında söylediği küçük düşürücü sözler, tazminat lehine hükmedilmesini engelleyen eşit kusur sonucunda rol oynadı.
- Tazminat bakımından: Maddi ve manevi tazminatta belirleyici olan, talep eden tarafın kusursuz ya da daha az kusurlu olup olmadığıdır. Kusur oranı eşit çıkarsa bu koşul gerçekleşmez; bu yüzden kusur belirlemesi sadece "kimin haklı olduğu" tartışması değil, mali sonuçları olan bir meseledir.
- İstinaf aşaması: Reddi hâkim gibi usul itirazları zamanında ve doğru aşamada ileri sürülmelidir. Bu kararda istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen talep temyizde dikkate alınmadı.
- Karar henüz son nokta değil: Bozma sonrası dosya yeniden ilk derece mahkemesine döndüğü için sonraki süreçte bu karar doğrultusunda yeni bir hüküm kurulması beklenir. Bu yazıdan kesin bir nihai sonuç çıkarılmamalıdır.
Çekişmeli boşanma sürecinin aşamalarını ve delil hazırlığını merak ediyorsanız çekişmeli boşanma davası aşamaları yazımıza göz atabilirsiniz. Manisa'da boşanma davası ve kusur konusunda bilgi almak isteyenler için görüşme talebi oluşturabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dosyanın somut koşulları farklıdır ve burada yer alan değerlendirmeler belirli bir sonucu vaat etmez.
Bu inceleme, resmî karar metnine dayanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve büromuzca düzenli olarak gözden geçirilmektedir. Bir yanlışlık görürseniz lütfen bize bildirin.
Sık sorulan sorular
Boşanmada kusur oranı tazminatı nasıl etkiler?
Bu kararda Yargıtay, eşit kusurlu eş lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini belirtti. Tazminat için talep eden tarafın kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerekir.
İspatlanamayan bir iddia eşe kusur olarak yüklenebilir mi?
Karara göre yüklenemez. Yargıtay, erkeğin annesinin müdahalesine sessiz kalması olayının ispatlanamadığını ve mesaj kayıtlarının bunun aksini gösterdiğini belirterek bu olayın kusur sayılmasını hatalı buldu.
Bu karar boşanmanın kendisini mi bozdu?
Hayır. Bozma yalnızca kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen tazminatlar yönündendir. Bozma kapsamı dışında kalan bölümler onanmıştır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için dosyanızın incelenmesi gerekir.



