İçindekiler
- Boşanmanın iki yolu: anlaşmalı ve çekişmeli boşanma
- Anlaşmalı boşanmanın şartları
- Çekişmeli boşanma ve kanundaki boşanma sebepleri
- Özel boşanma sebepleri
- Genel boşanma sebebi: evlilik birliğinin temelinden sarsılması
- Reddedilen davadan sonra fiili ayrılık
- Görevli ve yetkili mahkeme
- Boşanma davasının aşamaları
- Nafaka türleri
- Velayet ve kişisel ilişki
- Maddi ve manevi tazminat
- Mal rejimi ve ziynet eşyası
- Masraf kalemleri: harç, gider avansı ve avukatlık ücreti
- Belge hazırlığı: görüşmeden önce neleri toparlamalı?
- Sitemizdeki araçlar nasıl yardımcı olur?
- Manisa'da süreci planlarken
- Görüşme talebi
Boşanma; duygusal, ekonomik ve çoğu zaman çocukları da yakından ilgilendiren çok yönlü bir süreçtir. Hangi yolu izleyeceğinizi, hangi taleplerde bulunabileceğinizi ve hangi belgelere ihtiyaç duyacağınızı önceden bilmek, hem kararlarınızı daha sakin vermenize hem de süreç içinde sürprizlerle karşılaşmamanıza yardımcı olur.
Bu rehberde, Manisa'da açılacak bir boşanma davasında karşınıza çıkabilecek temel konuları sade bir dille özetledik: anlaşmalı ve çekişmeli boşanma ayrımı, kanundaki boşanma sebepleri, görevli ve yetkili mahkeme, dava aşamaları, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve masraf kalemleri. Açıklamalar Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine dayanmaktadır. Her başlıkta, konuyu daha ayrıntılı ele alan yazılarımıza da bağlantı verdik.
Boşanmanın iki yolu: anlaşmalı ve çekişmeli boşanma
Türk hukukunda boşanma yalnızca mahkeme kararıyla gerçekleşir; noterde düzenlenen bir belgeyle ya da eşlerin kendi aralarında imzaladığı bir yazıyla boşanmak mümkün değildir. Mahkemeye giden yol ise temelde ikiye ayrılır: eşlerin boşanma ve sonuçları üzerinde uzlaştığı anlaşmalı boşanma ve bu uzlaşmanın bulunmadığı çekişmeli boşanma.
| Konu | Anlaşmalı boşanma | Çekişmeli boşanma |
|---|---|---|
| Yasal dayanak | TMK m.166/3 | TMK m.161–166 (dayanılan boşanma sebebi) |
| Evlilik süresi | Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı | Kanunda genel bir süre şartı yok |
| İspat | Boşanma sebebinin ayrıca ispatı gerekmez; hâkim tarafları bizzat dinler | İleri sürülen olayların delillerle ispatı gerekir |
| Sonuçların belirlenmesi | Taraflarca hazırlanan protokol, hâkimin uygun bulmasıyla | Velayet, nafaka, tazminat gibi konularda hâkimin kararıyla |
| Süre | Çoğunlukla daha kısa | Delil toplama ve kanun yolları nedeniyle genellikle daha uzun |
Çekişmeli olarak başlayan bir dava, yargılama sırasında eşlerin uzlaşması ve kanundaki şartların sağlanması hâlinde anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanabilir. Tersine, anlaşmalı boşanma için başvuran eşlerden biri hüküm verilmeden önce iradesinden dönerse, dava kural olarak çekişmeli boşanma hükümlerine göre devam eder.
Anlaşmalı boşanmanın şartları
TMK m.166/3'e göre anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için şu koşulların birlikte bulunması gerekir:
- Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması,
- Eşlerin mahkemeye birlikte başvurması ya da bir eşin açtığı davayı diğer eşin kabul etmesi,
- Hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesi,
- Boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemenin hâkim tarafından uygun bulunması.
Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek protokolde değişiklik yapabilir; bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya karar verilir. Boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m.184/5). Bu nedenle protokolün velayet, kişisel ilişki, nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve ziynet gibi konuları açık ve uygulanabilir biçimde düzenlemesi önemlidir. Protokolün içeriğini ve sık yapılan hataları anlaşmalı boşanma protokolü nasıl hazırlanır yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Çekişmeli boşanma ve kanundaki boşanma sebepleri
Eşler boşanma ya da sonuçları konusunda anlaşamıyorsa, boşanmak isteyen eş kanunda sayılan sebeplerden birine veya birkaçına dayanarak dava açar. TMK, özel boşanma sebepleri ile genel boşanma sebebini ayrı ayrı düzenler.
Özel boşanma sebepleri
- Zina (TMK m.161): Dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden eşin dava hakkı yoktur.
- Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m.162): Aynı altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü süreler ile affetme kuralı burada da geçerlidir.
- Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m.163): Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu nedenle onunla birlikte yaşamak diğer eşten beklenemezse dava her zaman açılabilir.
- Terk (TMK m.164): Ayrılığın en az altı ay sürmesi, devam etmesi ve hâkim ya da noter aracılığıyla yapılan ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. İhtar, ayrılığın dördüncü ayı dolmadan istenemez; ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz.
- Akıl hastalığı (TMK m.165): Ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi aranır.
Genel boşanma sebebi: evlilik birliğinin temelinden sarsılması
Uygulamada en sık dayanılan sebep, TMK m.166/1'de düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmek eşlerden beklenemeyecek derecede sarsılmışsa eşlerden her biri dava açabilir. Sürekli tartışmalar, güven kaybı, hakaret, ekonomik baskı ya da aileye karşı ilgisizlik gibi olaylar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Davacının kusuru daha ağırsa, davalının boşanmaya itiraz hakkı bulunur. Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa yine boşanmaya karar verilebilir (TMK m.166/2).
Reddedilen davadan sonra fiili ayrılık
TMK m.166/4, 7532 sayılı Kanunla 2024 yılında değiştirilmiştir. Güncel metne göre boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılan dava reddedilmiş, ret kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmiş ve bu süre içinde ortak hayat yeniden kurulamamışsa, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Daha eski tarihli kaynaklarda farklı bir süreye rastlayabilirsiniz; güncel kanun metni bir yıllık süreyi esas alır.
Çekişmeli davada olayların nasıl anlatılacağını ve delillerin nasıl toplanacağını çekişmeli boşanma davasında aşamalar ve delil hazırlığı yazımızda anlattık.
Görevli ve yetkili mahkeme
Boşanma davalarına bakmakla görevli mahkeme, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca aile mahkemesidir. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Yetkili mahkeme TMK m.168'e göre belirlenir. Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Örneğin eşlerden biri Manisa'da, diğeri başka bir ilde yaşıyorsa, Manisa'da yerleşik olan eş davayı Manisa'da açabilir.
Manisa'nın merkez ilçeleri Şehzadeler ve Yunusemre'de açılan boşanma davalarına Manisa Adliyesi bünyesindeki aile mahkemeleri bakar. Akhisar, Salihli, Turgutlu veya Soma gibi kendi adliyesi bulunan ilçelerde ise o yerde aile mahkemesi kurulmuş olup olmamasına göre aile mahkemesi ya da aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Manisa'daki ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı istinaf incelemesi, bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılmaktadır.
Boşanma davasının aşamaları
- Dava dilekçesi: Taraf bilgileri, olaylar, talepler (boşanma, velayet, nafaka, tazminat vb.) ve deliller gösterilir. Dava süresince geçerli olacak tedbir nafakası, geçici velayet veya konutun kullanımı gibi geçici önlemler (TMK m.169) de bu aşamada istenebilir. Harç ve gider avansı yatırılarak dava açılır.
- Dilekçeler aşaması: Dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir; cevap süresi kural olarak iki haftadır (HMK m.127). Ardından cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri için ikişer haftalık süreler işler. Davalı, cevap dilekçesiyle birlikte karşı dava da açabilir.
- Ön inceleme: Hâkim dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını belirler, tarafları sulhe teşvik eder ve delillerin sunulması için süre verir (HMK m.137–142).
- Tahkikat: Tanıklar dinlenir, kurum kayıtları getirtilir, tarafların sosyal ve ekonomik durumu araştırılır. Çocuklar söz konusuysa adliyede görevli psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacıdan rapor alınabilir (4787 sayılı Kanun m.5).
- Sözlü yargılama ve karar: Taraflar son beyanlarını sunar; mahkeme boşanma ile velayet, nafaka, tazminat gibi fer'î sonuçlar hakkında karar verir.
- İstinaf: Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesine başvurulabilir (HMK m.345).
- Temyiz: Kanunun öngördüğü hâllerde, bölge adliye mahkemesi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a başvurulabilir (HMK m.361).
- Kesinleşme ve tescil: Kanun yoluna başvurulmaması, başvuru süresinin dolması ya da kanun yolundan feragat edilmesiyle karar kesinleşir; kesinleşen boşanma kararı nüfus kütüğüne işlenir.
Aile hukukuna ilişkin kararlar kural olarak kesinleşmeden yerine getirilemez. Ayrıca kamuoyunda, boşanma davalarında temyiz yolunu sınırlamayı da içeren bir yasal düzenleme hazırlığından söz edilmektedir. Böyle bir değişiklik yasalaşırsa kanun yolu aşamaları da etkilenebileceğinden, dava açılırken güncel mevzuatın kontrol edilmesi gerekir.
Nafaka türleri
Boşanma sürecinde ve sonrasında karşılaşılan nafaka türleri, dayanakları ve süreleri bakımından birbirinden farklıdır:
| Nafaka türü | Dayanak | Kimin için | Ne zaman |
|---|---|---|---|
| Tedbir nafakası | TMK m.169, m.197 | Eş ve çocuklar | Dava süresince; haklı sebeple ayrı yaşanıyorsa dava açılmadan da |
| İştirak nafakası | TMK m.182, m.327–330 | Velayeti diğer ebeveynde olan ergin olmayan çocuk | Boşanma kesinleştikten sonra, kural olarak çocuk ergin oluncaya kadar |
| Yoksulluk nafakası | TMK m.175 | Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş | Boşanma kesinleştikten sonra |
| Yardım nafakası | TMK m.364 | Yardım edilmezse yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşler | Koşulları oluştuğunda, ayrı bir davayla |
Yoksulluk nafakası, kusuru daha ağır olmayan ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe, diğer eşin mali gücü oranında bağlanır; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla TMK m.175'teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar 30 Eylül 2026'da Resmî Gazete'de yayımlanmış olup iptal hükmü 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar mevcut düzenleme uygulanmaya devam eder; nafakanın süresine ilişkin yeni yasal düzenlemenin içeriği ve mevcut kararlara etkisi henüz kesinleşmemiştir.
Nafaka miktarı; tarafların gelirleri, giderleri, yaşam standardı ve çocukların ihtiyaçları dikkate alınarak hâkim tarafından belirlenir. Kararda gelecek yıllar için bir artış hükmü yer alabileceği gibi (TMK m.176/5, m.182, m.330), koşulların değişmesi hâlinde nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması da dava yoluyla istenebilir. Ayrıntılar için nafaka türleri ve nafaka artışı ile nafaka artırım davası arasındaki fark yazılarımıza göz atabilirsiniz.
Velayet ve kişisel ilişki
Mahkeme, boşanma kararıyla birlikte ergin olmayan çocukların velayetini ve velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla kişisel ilişkisini düzenler (TMK m.182). Bu düzenlemede belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme; çocuğun yaşını, sağlığını, eğitimini, kardeşleriyle ilişkisini, ebeveynlerin yaşam koşullarını ve çocuğa ayırabilecekleri zamanı birlikte değerlendirir. İdrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması ve sosyal inceleme raporu düzenlenmesi uygulamada önemli yer tutar.
Velayet kendisine bırakılan ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir; bu husus kararda taraflara ihtar edilir (TMK m.182/2, m.324/3). Koşulların değişmesi hâlinde de velayetin yeniden düzenlenmesi istenebilir (TMK m.183, m.349). Konuyu velayet davası ve kişisel ilişki düzenlemesi yazımızda inceledik.
Maddi ve manevi tazminat
Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu eş, kusurlu eşten uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş ise kusurlu taraftan manevi tazminat talep edebilir (TMK m.174). Bu talepler boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içinde ayrı bir davayla da istenebilir (TMK m.178).
Mal rejimi ve ziynet eşyası
Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002'den bu yana yasal mal rejimi, eşler sözleşmeyle başka bir rejim seçmedikçe edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m.202). Bu rejimde evlilik süresince karşılığı verilerek edinilen mallar, örneğin çalışma geliriyle alınan ev veya araç, tasfiyeye konu olur. Evlilikten önce sahip olunan ya da miras yoluyla edinilen mallar ise kanun gereği kişisel maldır. Boşanma hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olarak sona erer (TMK m.225/2) ve her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m.236).
Düğünde takılan ziynetler ise uygulamada, aksine bir anlaşma veya yöresel örf ispatlanmadıkça kadının kişisel malı kabul edilir ve mal rejimi tasfiyesinden ayrı bir talep olarak ileri sürülür. Ayrıntılar için mal rejimi ve ziynet eşyası talepleri yazımıza bakabilirsiniz.
Masraf kalemleri: harç, gider avansı ve avukatlık ücreti
Boşanma sürecindeki masrafları üç ayrı başlıkta düşünmek, bütçe planlamasını kolaylaştırır:
- Harçlar: Dava açılırken yatırılan başvurma ve peşin harçlar ile karar aşamasında doğan harçlardır. Boşanma talebi için maktu (sabit) harç alınırken; ziynet veya mal rejimi alacağı gibi parasal talepler, talep edilen değere göre nispi harca tabi olabilir. Harç tutarları her yıl yeniden belirlenir.
- Gider avansı: Tebligat, tanık, bilirkişi, keşif ve benzeri yargılama giderleri için dava açılırken yatırılan avanstır. Kullanılmayan kısım, karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa iade edilir (HMK m.333).
- Avukatlık ücreti: Avukat ile müvekkil arasında yapılan sözleşmeyle belirlenir. Türkiye Barolar Birliğinin her yıl yayımladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), kural olarak altına inilemeyecek tutarları gösterir. Dava sonunda haksız çıkan tarafa yüklenebilen karşı taraf vekâlet ücreti ise bundan ayrı bir kalemdir.
Mali durumu yargılama giderlerini karşılamaya elverişli olmayanlar HMK m.334 ve devamı uyarınca adli yardım talep edebilir; baroların adli yardım büroları da avukat görevlendirilmesi için başvuru kabul etmektedir. Konuyu boşanma davası ne kadar sürer ve masraf kalemleri yazımızda daha ayrıntılı ele aldık.
Belge hazırlığı: görüşmeden önce neleri toparlamalı?
- Kimlik bilgileri, güncel adres ve e-Devlet üzerinden alınabilen nüfus kayıt örneği,
- Çocukların okul, sağlık ve özel ihtiyaçlarına ilişkin belgeler,
- Tarafların gelirlerini gösteren maaş bordrosu, SGK hizmet dökümü, kira geliri veya işletme kayıtları,
- Kira sözleşmesi, kredi ve borç belgeleri, düzenli giderlere ait faturalar,
- Tapu, araç ruhsatı ve banka hesap bilgileri gibi malvarlığı kayıtları,
- Olaylara ilişkin mesajlar, e-postalar, fotoğraflar; varsa darp raporu, şikâyet tutanağı veya koruma kararı,
- Olaylara tanıklık etmiş kişilerin listesi,
- Düğün fotoğrafları ve videoları, varsa ziynet listesi.
Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması önemlidir; hukuka aykırı elde edilen deliller mahkemece dikkate alınmaz (HMK m.189/2). UYAP üzerinden indirdiğiniz evrak .udf uzantılıysa UDF–PDF dönüştürücümüz ile okunabilir hâle getirebilirsiniz.
Sitemizdeki araçlar nasıl yardımcı olur?
- Nafaka hesaplama aracı, çocuğun ve hanenin aylık giderlerini tarafların gelirleriyle birlikte düzenli bir tabloda görmenize yardımcı olur. Mahkemenin takdir edeceği tutarın yerine geçmez; ancak taleplerinizi somut rakamlara dayandırmanızı kolaylaştırır.
- Nafaka artış hesaplama aracı, kararınızda TÜFE veya ÜFE'ye bağlı bir artış hükmü varsa güncel nafaka tutarını yaklaşık olarak hesaplamanızı sağlar.
- Görüşmeye hazırlık sayfası, görüşme öncesinde olayların kronolojisini, belgelerinizi ve sorularınızı düzenlemenize yardımcı olur.
- Hukuk sözlüğü, dilekçe ve kararlarda karşılaşacağınız terimlerin sade açıklamalarını içerir.
Manisa'da süreci planlarken
Manisa'da yaşıyorsanız ya da eşinizle son altı ayı Manisa'da birlikte geçirdiyseniz, davanızı Manisa'daki yetkili aile mahkemesinde açabilirsiniz. Duruşmalara katılım, tanıkların ulaşımı ve sosyal inceleme gibi işlemler davanın görüldüğü yere göre planlanacağından, davanın nerede açılacağı da üzerinde düşünülmesi gereken bir tercihtir. Dosyanızı e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portal'a girerek takip edebilirsiniz.
Aile hukukunun diğer konularına boşanma ve aile hukuku sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Büromuz Manisa'da, Şehzadeler ilçesinde 1. Anafartalar Mahallesi, Konuk Caddesi No:42 adresinde bulunmaktadır.
Görüşme talebi
Her boşanma dosyası; evlilik süresi, çocukların durumu, tarafların gelirleri ve mevcut deliller bakımından farklı bir değerlendirme gerektirir. Kendi durumunuzu konuşmak isterseniz iletişim sayfamız üzerinden görüşme talebi oluşturabilirsiniz. Genel nitelikli bir sorunuz varsa soru formumuzu da kullanabilirsiniz.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki görüş yerine geçmez; somut durumunuz için dosyanızın ayrıca incelenmesi gerekir.
Sık sorulan sorular
Anlaşmalı boşanma için evliliğin ne kadar sürmüş olması gerekir?
TMK m.166/3'e göre anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bu süre dolmamışsa boşanma ancak kanundaki diğer boşanma sebeplerine dayanılarak, çekişmeli dava yoluyla istenebilir.
Eşim başka bir şehirde yaşıyor; davayı Manisa'da açabilir miyim?
TMK m.168'e göre boşanma davası eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde veya eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Manisa'da yerleşikseniz davayı Manisa'daki yetkili aile mahkemesinde açabilirsiniz.
Anlaşmalı boşanma duruşmasına bizzat katılmam gerekir mi?
Evet. Kanun, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesini şart koşar. Avukatla takip edilen dosyalarda da eşlerin duruşmada hazır bulunması gerekir.
Dava devam ederken nafaka alınabilir mi?
Dava açıldığında hâkim, dava süresince eşlerin geçimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri alır (TMK m.169). Bu kapsamda tedbir nafakasına hükmedilebilir. Tedbir nafakası için kusur aranmaz; talebin dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi uygun olur.
Süresiz nafaka kaldırıldı mı?
Anayasa Mahkemesi, TMK m.175'teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar 30 Eylül 2026'da Resmî Gazete'de yayımlanmış, iptal hükmünün 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. Bu tarihe kadar mevcut hüküm uygulanır; yeni düzenlemenin içeriği ve mevcut nafaka kararlarına etkisi yasal düzenlemeye ve geçiş hükümlerine bağlıdır.
Boşanma davam reddedildi; yeniden dava açmak için ne kadar beklemem gerekir?
7532 sayılı Kanunla değişen TMK m.166/4'e göre, boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmiş ve ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Ret kararından sonra yaşanan yeni olaylara dayanılarak bu süre dolmadan da dava açılabilir; ancak önceki davada değerlendirilmiş olaylar kural olarak yeni bir davanın tek dayanağı yapılamaz.
Çocuğun velayeti kime verilir?
Velayet konusunda belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme çocuğun yaşı, sağlığı, eğitimi, görüşü ve ebeveynlerin koşullarını birlikte değerlendirir; gerekli gördüğünde sosyal inceleme raporu aldırır. Kanunda velayetin otomatik olarak anne ya da babaya verileceğine dair bir kural yoktur.
Boşanma davası ne kadar sürer?
Kesin bir süre vermek mümkün değildir. Anlaşmalı boşanmalar çoğunlukla daha kısa sürer; çekişmeli davalarda tebligat, tanık sayısı, sosyal inceleme, bilirkişi incelemesi, mahkemenin iş yükü ve kanun yolları süreyi belirleyen başlıca etkenlerdir.
Mal paylaşımı boşanma davasında mı yapılır?
Mal rejiminin tasfiyesi kural olarak ayrı bir davanın konusudur. Boşanma davasıyla birlikte ileri sürülse bile genellikle ayrılarak görülür ve boşanmanın kesinleşmesi beklenir. Yargıtay uygulamasına göre bu alacaklar için boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi işler.
Boşandıktan sonra kadın ne zaman yeniden evlenebilir?
TMK m.132'ye göre kadın, evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün geçmedikçe evlenemez; doğurmakla bu süre sona erer. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemesi hâlinde mahkeme bu süreyi kaldırır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için dosyanızın incelenmesi gerekir.

