
İçindekiler
- Yasal çerçeve: TMK m.166/3 ve m.184/5
- Protokolü hazırlamadan önce kontrol listesi
- Protokolde yer alması gereken başlıklar
- Taraflar ve boşanma iradesi
- Velayet
- Kişisel ilişki takvimi
- İştirak nafakası
- Yoksulluk nafakası ve tazminatlar
- Mal paylaşımı, borçlar ve aile konutu
- Ziynet eşyaları
- Soyadı
- Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti
- Örnek bir protokol yapısı
- Sık yapılan hatalar
- Duruşma günü ne olur?
- Protokolden dönmek mümkün mü?
Anlaşmalı boşanmada sürecin kalbi, eşlerin boşanmanın sonuçları üzerinde uzlaştıklarını gösteren protokoldür. Duruşma çoğu zaman kısa sürse de, protokolde yer alan her cümle boşanmadan sonraki yıllarda velayeti, nafakayı ve mal paylaşımını doğrudan belirler. Özensiz hazırlanmış bir protokol, boşanmanın ardından yeni davalara ve anlaşmazlıklara yol açabilir.
Bu yazıda anlaşmalı boşanma protokolünün yasal çerçevesini, protokolde bulunması gereken başlıkları ve sık karşılaşılan hataları ele alıyoruz.
Yasal çerçeve: TMK m.166/3 ve m.184/5
Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu m.166/3'te düzenlenmiştir. Buna göre evlilik en az bir yıl sürmüşse ve eşler mahkemeye birlikte başvurmuş ya da bir eşin açtığı davayı diğeri kabul etmişse, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Ancak boşanma kararı verilebilmesi için hâkimin tarafları bizzat dinlemesi, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir.
Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek protokolde değişiklik yapabilir; değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya karar verilir. TMK m.184/5 ise boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmaların hâkim onaylamadıkça geçerli olmayacağını açıkça belirtir. Bu nedenle protokol, imzalandığı anda değil, mahkemece onaylanıp karar kesinleştiğinde tam anlamıyla sonuç doğurur.
Protokolü hazırlamadan önce kontrol listesi
- Evlilik birliği en az bir yıldır devam ediyor mu?
- Her iki eş de boşanmayı ve sonuçlarını özgür iradesiyle kabul ediyor mu?
- Ergin olmayan çocuk varsa velayet ve kişisel ilişki konusunda gerçekçi bir plan yapıldı mı?
- Gelirler, giderler, borçlar ve malvarlığı (tapu, araç, banka hesapları, krediler) listelendi mi?
- Düğünde takılan ziynetlerin durumu netleştirildi mi?
Bu soruların herhangi birine net yanıt verilemiyorsa, protokolü imzalamadan önce o konunun açıklığa kavuşturulması, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçer. Görüşmeye hazırlık sayfamız bu bilgileri düzenli biçimde toparlamanıza yardımcı olabilir.
Protokolde yer alması gereken başlıklar
Taraflar ve boşanma iradesi
Eşlerin kimlik bilgileri, evlilik tarihi, varsa çocukların kimlik bilgileri ve tarafların TMK m.166/3 uyarınca anlaşarak boşanmak istedikleri açıkça yazılmalıdır.
Velayet
Çocukların velayetinin kime bırakılacağı belirtilir. Yargıtay uygulamasında, çocuğun üstün yararına uygun olması kaydıyla ortak velayet düzenlemelerinin de kabul edildiği görülmektedir. Ortak velayet tercih edilecekse çocuğun nerede yaşayacağı, okul ve sağlık gibi önemli kararların nasıl alınacağı ayrıntılı biçimde yazılmalıdır.
Kişisel ilişki takvimi
Velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocukla görüşme düzeni mümkün olduğunca somut yazılmalıdır. Örneğin:
- Hangi hafta sonları, hangi saatler arasında,
- Dini bayramlarda ve yılbaşında nasıl dönüşümlü olacağı,
- Yarıyıl ve yaz tatilinde kaç gün birlikte kalınacağı,
- Çocuğun teslim alınacağı ve bırakılacağı yer,
- Telefon veya görüntülü görüşme imkânı.
“Taraflar uygun gördükleri zamanlarda görüşür” gibi belirsiz ifadeler, ilişki bozulduğunda uygulanması zor bir düzen yaratır.
İştirak nafakası
Velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılımı (TMK m.182) tutar, ödeme günü ve ödeme yöntemiyle birlikte yazılmalıdır. Nafakanın gelecek yıllarda nasıl artacağı da kararlaştırılabilir (TMK m.182, m.330). Artış hükmü yazılırken hangi endeksin (TÜFE veya Yİ-ÜFE), hangi değişim oranının (yıllık değişim veya on iki aylık ortalama) ve hangi tarihten itibaren uygulanacağının açıkça belirtilmesi, ileride hesaplama tartışmalarını azaltır. Bu konuyu nafaka artışı ve nafaka artırım davası farkı yazımızda ayrıntılı anlattık. Çocuğun aylık giderlerini çıkarmak için nafaka hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Yoksulluk nafakası ve tazminatlar
Eşlerden birine yoksulluk nafakası (TMK m.175) ya da maddi veya manevi tazminat (TMK m.174) ödenecekse tutarı, ödeme şekli ve zamanı yazılmalıdır. Bu taleplerden vazgeçiliyorsa, bu durumun da açıkça ifade edilmesi gerekir.
Mal paylaşımı, borçlar ve aile konutu
Mal paylaşımı protokolün en çok sorun çıkaran bölümüdür. Taşınmazlar için il, ilçe, ada ve parsel bilgileri; araçlar için plaka bilgisi; devrin ne zaman ve kimin masrafıyla yapılacağı belirtilmelidir. Ortak kredi ve borçların kim tarafından ödeneceği, aile konutunda kimin oturmaya devam edeceği ve ev eşyalarının paylaşımı da düzenlenmelidir.
Protokoldeki “tarafların birbirinden başkaca talebi yoktur” gibi genel ifadelerin mal rejiminden doğan alacakları kapsayıp kapsamadığı sonradan uyuşmazlık konusu olabilmektedir. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin iradenin, örneğin “taraflar mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan tüm haklarından karşılıklı olarak feragat ederler” şeklinde ya da yapılan paylaşımın ayrıntısıyla açıkça yazılması önerilir. Konunun arka planı için mal rejimi ve ziynet eşyası talepleri yazımıza bakabilirsiniz.
Ziynet eşyaları
Düğünde takılan ziynetlerin kimde kaldığı, iade edilip edilmeyeceği veya bedelinin ödenip ödenmeyeceği protokolde yer almalıdır. Ziynetler uygulamada mal rejiminden ayrı değerlendirildiğinden, mal paylaşımına ilişkin genel bir cümlenin ziynetleri de kapsadığı varsayılmamalıdır.
Soyadı
Boşanma hâlinde kadın, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Ancak boşandığı eşinin soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun diğer eşe zarar vermeyeceğini ortaya koyarsa, istemi üzerine hâkim bu soyadını taşımasına izin verebilir (TMK m.173). Örneğin çocuklarla aynı soyadını taşımak veya mesleki hayatta tanınan bir soyadını korumak isteyen kişi, bu talebini protokolde ve dava dilekçesinde belirtmelidir.
Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti
Uygulamada tarafların çoğunlukla kendi yaptıkları yargılama giderlerini üstlendikleri ve birbirlerinden vekâlet ücreti talep etmedikleri görülür. Bu husus da protokolde açıkça yazılmalıdır.
Örnek bir protokol yapısı
Her protokol ailenin koşullarına göre şekillenir; ancak düzenli bir yapı hem tarafların hem de mahkemenin metni kolayca değerlendirmesini sağlar. Uygulamada sık görülen bir sıralama şöyledir:
- Tarafların ve çocukların kimlik bilgileri, evlilik tarihi,
- Tarafların TMK m.166/3 uyarınca anlaşarak boşanma iradesi,
- Velayet düzenlemesi,
- Kişisel ilişki takvimi,
- İştirak nafakası, ödeme günü, yöntemi ve artış hükmü,
- Yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminata ilişkin düzenleme veya feragat,
- Taşınmaz, araç, banka hesapları ve ev eşyalarının paylaşımı,
- Ortak borç ve kredilerin ödenmesi,
- Ziynet eşyalarının durumu,
- Soyadı kullanımı, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti,
- Tarafların imzaları ve tarih.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Olası sonuç |
|---|---|
| Kişisel ilişkinin belirsiz yazılması | Çocukla görüşme konusunda tekrarlanan anlaşmazlıklar ve yeni dava ihtiyacı |
| Nafaka artışında endeks ve yöntemin belirtilmemesi | Artış hesabında yorum farkları, icra aşamasında itiraz ve şikâyetler |
| Mal paylaşımının genel ifadelerle geçiştirilmesi | Boşanmadan sonra mal rejimi davası açılması |
| Ziynetlerin hiç düzenlenmemesi | Ayrı bir ziynet alacağı davası |
| Ortak borçların paylaşımının yazılmaması | Kredi ödemelerinde anlaşmazlık; bankaya karşı sorumluluğun devam etmesi |
Unutulmamalıdır ki eşler arasındaki borç paylaşımı, bankaya veya diğer alacaklılara karşı kural olarak ileri sürülemez. Alacaklı açısından kimin borçlu olduğu, kredi sözleşmesine göre belirlenir.
Duruşma günü ne olur?
Anlaşmalı boşanma davası çoğunlukla tek duruşmada sonuçlanır. Hâkim eşleri bizzat dinler, protokolü okuyup okumadıklarını ve özgür iradeleriyle imzalayıp imzalamadıklarını sorar. Çocukların menfaatine aykırı gördüğü bir düzenleme varsa değişiklik önerebilir. Bu nedenle eşlerin, avukatla takip edilen dosyalarda da duruşmada hazır bulunması gerekir.
Karar açıklandıktan sonra taraflar kanun yoluna başvurmayacaklarını beyan ederek istinaf hakkından feragat edebilir; bu durumda kararın kesinleşmesi, kanun yolu süresinin beklenmesine gerek kalmadan gerçekleşebilir. Kesinleşen karar nüfus kayıtlarına işlenir.
Protokolden dönmek mümkün mü?
Protokol, hâkim onayına kadar tarafları kesin olarak bağlamaz. Eşlerden biri hüküm verilmeden önce, örneğin duruşmada, iradesinden dönerse anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Bu durumda dava, şartları varsa çekişmeli boşanma hükümlerine göre devam eder ve iddiaların delillerle ispatı gerekir. Karar verildikten sonra ise protokol hükmün bir parçası hâline gelir; değişiklik ancak kanunun öngördüğü yollarla, örneğin koşulların değişmesine dayanan nafaka veya velayet davalarıyla istenebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Protokolünüzün kendi koşullarınıza uygun olup olmadığının değerlendirilmesi için belgelerinizin ayrıca incelenmesi gerekir.
Sık sorulan sorular
Anlaşmalı boşanma protokolü noterde mi hazırlanmalı?
Kanun, protokolün noterde düzenlenmesini şart koşmaz. Eşlerin imzaladığı protokol dava dosyasına sunulur; belirleyici olan, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve protokolü uygun bulmasıdır (TMK m.166/3, m.184/5).
Evliliğimiz bir yılı doldurmadı; anlaşmalı boşanabilir miyiz?
TMK m.166/3 evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasını şart koşar. Bu süre dolmadan anlaşmalı boşanma kararı verilemez; boşanma ancak kanundaki diğer sebeplere dayanılarak, çekişmeli dava yoluyla istenebilir.
Hâkim protokolde değişiklik yapabilir mi?
Evet. Hâkim, tarafların ve özellikle çocukların menfaatlerini gözeterek protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya karar verilir; kabul edilmezse anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
Protokolde mal paylaşımını hiç yazmazsak ne olur?
Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin açık bir düzenleme yoksa, boşanmadan sonra mal rejimi davası açılması gündeme gelebilir. Genel ifadelerin bu alacakları kapsayıp kapsamadığı da tartışma konusu olabildiğinden, iradenin açıkça yazılması önerilir.
Protokolü imzaladıktan sonra vazgeçebilir miyim?
Protokol hâkim onayına kadar kesin bağlayıcılık kazanmaz. Hüküm verilmeden önce iradeden dönülmesi hâlinde anlaşmalı boşanma kararı verilemez; dava, koşulları varsa çekişmeli boşanma olarak devam eder.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için dosyanızın incelenmesi gerekir.



